22 Temmuz 2007 seçimlerinin vatanımız, milletimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz.
Seçim süresi boyunca hayra çağıran bir topluluk olmaya gayret gösterdik.
Bu sonuçlar öncelikle AKP mensuplarına yanlış bir yorum yaptırtmamalıdır.
Bizler seçim süreci boyunca özellikle şu üç konuya dikkat çekmeye çalıştık:
Ekonomik yıkım,
Manevi tahribat,
ve dış politika faciası..
Tezlerimizi yeterince anlatamadığımızı gördük.
Ancak, bu konularda söylediklerimizin doğru olmadığını başta iktidar mensupları olmak üzere, hiç kimse ileri sürmüyor. Sürülemez de..
Bizim gündemde tutmaya çalıştığımız üç facia keşke yaşanmamış olsaydı.
Şimdi AKP’yi oluşturan kadrolar sonuçların şaşaasına bakıp, yukarıda sarıladığımız üç tahribatın millet tarafından kaydedilmediğini düşünür, bildiklerini okumaya devam ederlerse, bu, sadece kendileri için değil, Türkiye için de felaket olur.
Derdimiz illa muhalefet etmek değil. İnşaallah sonuçları böyle değerlendirmez, Türkiye’yi kurtaracak ve tarihteki önemli yerine yeniden oturtacak adımlar atarlar. Buna Bütün Türkiye olarak seviniriz.
2002 seçimlerini kazanan AKP acil eylem planı dedi, ilk yüz gün dedi, üçyüz gün, beş yüz gün dedi.. Sonuçta 5 yılı tamamladı. Bundan sonra da Türkiye’yi yıkıma götüren bütün icraatlarının faturasını Köşk’e havale edip, siyonist ağzıyla yapılan muhalefetin de desteğiyle ikinci seçimleri kazandı.
Fakat, onlar da bilirler ki, artık ne milletin limiti kalmıştır, ne de biriken sorunların beklemeye tahammülü.
Saadet Partisi
Seçim sonuçları acaba Saadet Partisi açısından ne ifade ediyor?
Bu sonuçlara bakarak “Saadet Partisi’nin tabanı yüzde 2.3’tür” demek doğru mudur? Kesinlikle hayır!
Bunun için 1980’li yıllara gitmeniz gerekiyor.
Millî Görüşçü dediğimiz tabanın 1980’den 1994’e nasıl geldiğini bir kez daha incelemek gerekiyor.
Ve en önemlisi, 28 Şubat’ın bu ülkeye neden dayatıldığını yeniden düşünmek gerekiyor.
Burada Refah Partisi’nin hizmetlerini ve milletle bütünleşmesini yeniden ayrıntılarıyla yazmaya gerek yoktur.
Ama, 28 Şubat’ın neden dayatıldığını bilmeden, bugünkü seçimleri sağlıklı değerlendirmek de mümkün değil.
Refah iktidarının en belirgin özelliği milletin hakkını millete vermesiydi.
Bu taksim, kimlerin işini bozdu ise, işte onlar oturup araştırmalarını, hesaplarını, kitaplarını yapıp raporlarını düzenlediler.
Kamuoyuna açıklanan bu raporun en belirgin ana başlıkları şunlardı.
“80 sonrası siyasete yüzde 3’le başlayan bu hareket 1995’te yüzde 21 ile en büyük parti olmuştur.
Bugün bu partinin oy oranı yüzde 35’tir. (Bu raporun açıklanmasından bir süre sonra yapılan kısmi ara seçimlerde bu oran doğrulanmıştır.
“Bu gidişle bir dahaki seçimde bunların oyu yüzde 45, ondan sonraki seçimde de yüzde 60 olacaktır.
“Bunların oyu yüzde 60 olduğunda bizim yaşantımıza müdahale edecekler, öyleyse şimdiden önlerini kesmemiz lazım.
“Bunun için, önce Refah Partisi’ni kapatalım. Kur’an öğrenmek bunların işine yarıyor, yasaklayalım. İmam Hatip’te okumak bunlara yarıyor; yok edelim. Yeni bir parti kurarlarsa bölelim..”
Türkiye ne yazık ki bu başlıkların tamamını yaşamak zorunda kalmıştır.
22 Temmuz seçimlerini değerlendiren AKP’lilerin çoğu, “Muhtıra işimize yaradı” demiştir. Anamuhalefet partisi CHP, aynı şekilde “bu tür müdahaleler AKP’yi büyüttü” açıklamasını yapmıştır.
Bu tahlillerin açık anlamı nedir?
Şunu söylüyorlar: “Millet 28 Şubat zihniyetine karşı AKP’yi destekledi.“
Peki, ama neden?
AKP’yi 28 Şubat’ın doğurduğunun farkında değil de ondan.
Herkes biliyor ki 28 Şubat bir dış müdahaledir ve Millî Görüş’e karşı yapılmıştır.
Seçim sonuçlarını hangi tarafından okumaya çalışırsanız çalışın, tıpkı 2002 seçimlerinde olduğu gibi, bu da milletin dış güdümle hesaplaşmasından başka birşey değildir. Çok açık ve net olarak söyleyebiliriz ki, AKP’ye akan oyların çok büyük bir bölümü Millî Görüş’ün oylarıdır.
Sonuçları böyle okumayı sadece şu değiştirebilir.
Seçime girerken AKP çıkıp diyecek ki, “Ey millet! Biz de onlar gibi yasakçıyız. Sizden aldığımız oylarla Kur’an kurslarının, İmam Hatiplerin sittin sene kapalı kalmasını sağlayacağız.. Sizin ekonomik yıkım, manevi tahribat, dış politika faciası dediğiniz şeylere harfiyyen sahip çıkmayı sürdüreceğiz..” İşte o zaman alacağı oylar işbirlikçiliğin oyları sayılacaktır. Bugün aldığı oylardan, o oyları düştüğünüz zaman, ortaya çıkacak fark ise bütünüyle Millî Görüş’ün oylarıdır. Bu düğümü çözecek kılıç Saadet Partisi’nin elinde bulunuyor.
Ne yapacak da, bu kördüğümü kesecek?
Bundan sonra üzerinde çalışılması gereken esas mesele budur.
Biz seçimlerde canla başla çalışan Saadet Partili kardeşlerimize bir kez daha sesleniyoruz: Yapmanız gereken en birinci ve en büyük vazife, çok güçlü bir medyaya sahip olmaktır. Akıl, işe buradan başlamanızı emrediyor.
SEÇİMLERİN TAHLİLİ
Peygamber Efendimiz, “Öfkeli olduğunuz zaman hüküm vermeyiniz” buyurmuşlardır.
22 Temmuz seçimleri ise seçmenimizin en öfkeli olduğu bir zamanda yapılmıştır. Bu sebepten kavga psikolojisi, şiddetli bir fırtına gibi esmiş, milletimiz serinkanlılıkla, ayrıntılara inen değerlendirmeler yapamamış, ikili kutuplaşmanın heyecanı neticeye damgasını vurmuştur.
Mehmed Âkif Ersoy rahmetli, “Heyecan geldi mi mantık sıvışırmış” diye bu gerçeğe işaret etmiştir.
Bilindiği gibi genel seçimler, seçmen sayısı kadar insanın hakimlik görevini yaptığı büyük bir mahkeme demektir. Eğer bir mahkeme, serinkanlılıkla hüküm veremeyecek bir ruh haleti içerisinde ise elbetteki verilen hükümler tam isabet kaydetmeyecektir.
Seçmeni kızdıran seçim öncesi olağanüstü şartlar şöyle sıralanabilir:
1-Genelkurmayın, darbe tehdidi şeklinde algılanan muhtıraları,
2-Cumhurbaşkanı seçimini, felce uğratan millî iradeye ters düşen Anayasa Mahkemesi kararı,
3-Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesine, Sayın Sezer’in engel koyması,
4-CHP’nin, ikili kutuplaşmayı tahrik eden kavgacı ve hırçın üslubu.
Evet bütün bu ve buna benzer çıkışlar seçmenimizi galeyana getirmiştir. Seçmen, madem ki, millî iradeyi ben temsil ediyorum, iktidarları ancak ben indirir, yeni iktidarı ben belirlerim demiş, CHP’ye ve anti-demokratik çıkışları yapanlara ihtarda bulunmak ihtiyacını hissetmiştir.
Ama bu arada, AKP’ye hesap sormak, yapılan sayısız suistimalleri gözönünde tutarak reyini ona göre kullanmak, aşırı teslimiyetçilikle ekonomiyi IMF’ye, dış politikamızı ABD ve AB’ye endeksleyen AKP’ye gereken dersi vermek, başörtüsü ve katsayı zulmüne izin vermek, misyonerleri serbest bırakarak, gençlerimizin hıristiyanlaştırılması, bunun tam tersine imam-hatip okullarının, Kur’ân kurslarının kapatılması ve Kur’ân âyetlerine yasak konulması gibi, önemli denetim işleri, arada kaynayıp gitmiştir.
Ayrıca Evangelist, Siyonist ittifakının Kuzey Irak’ta ikinci bir İsrail devleti oluşturması, Türkiyemizin güneyden kuşatılması gibi, en hayatî ve en tehlike taşıyan konulara eğilmek gibi hususlar tamamen unutulmuştur.
İşin en tuhaf tarafı ise bu öfke pazarı yapılan seçimin tam tersine, AKP’nin oyunu önemli miktarda artırması, CHPve paralelindeki oluşumların ise milletten beklemedikleri bir sille yemesi olmuştur.
Hatta hatta yukarıda saydığımız AKP’yi yıpratmaya yönelik girişimler AKP’nin oy kazanmasına sebep olan birer DOPİNG etkisi yapmıştır.
Bir Amerikan filmi seyretmiştim. Kendisini öldürmek isteyen hasımlarından korkup kaçan birisi, tesadüfen maraton yarışı yapan atletlerin arasına katılıyor. Hasımları bindikleri vasıtalarla onu mütemadiyen amansız bir takibe girişiyor. Canını kurtarmak için kaçan kimse, o kadar hızlı kaçıyor ki, neticede maraton yarışında birinci oluyor.
AKP kendisini darbe tehdidiyle kovalayanların önünden kaçmak için o kadar hızlı koştu ki, can havliyle katıldığı seçimden farkında olmadan birinci oldu. Böylece milletin saadete kavuşması başka bahara kaldı. (Süleyman Arif Emre )
(24.07.2007)
****************************************
İLAVE OLARAK KENDİLERİNE İSLAMCI! MEDYA DENİLEN, AKİT, YENİŞAFAK VE ZAMAN GAZETELERİ HEP BU KONUYU GÜNDEMDE TUTARAK
AKP'NİN 4.5 YIL BOYUNCA YAPTIĞI İHANETLERİ ÖRTEREK, MİLLÎ GÖRÜŞÜN OYLARINI YÖNLENDİRMİŞLERDİR. BU GAZETELERİ ALLAH'A HAVALE EDİYORUZ!!!
(24.07.2007)
"GALİPDİR BU YOLDA MAĞLUP"
AKP'NİN BU SEÇİMİ KAZANMASI, MALUM BAZI KESİMLERİ ZİYADESİYLE MUTLU
ETTİ. BUNLAR ŞİMDİ HANGİ 5 YILDIZLI OTELLERDE ŞAMPANYA PATLATIP BUNU
KUTLUYORLARDIR.VEYA LOCALARDA MASONİK ÖZEL RİTUELLERLE SÜSLENMİŞ
KUTLAMA AYİNLERİ YAPIYORLARDIR?!!! YA DA PAPAZLAR ÜÇLEME YAPIP
TANRILARINA YÜZLERCE MUMLAR YAKMIŞLARDIR. BUNLARI BİRAZ OLSUN
ANLIYORUZDA, 4.5 YIL BOYUNCA 200 MİLYAR DOLARI ÇALINMIŞ, MANEVİ
DEĞERLERİ ALT-ÜST EDİLMİŞ, 2.SINIF VATANDAŞLIKTAN 5.SINIF VATANDAŞLIĞA
İNDİRİLMİŞ, BU İNSANLARI ANLAYAMIYORUM.
ŞU AN NE SÖYLEYESEK PEK FAZLA ETKİ ETMEYECEĞİNİ BİLİYORUM. AMA FAZLA
DEĞİL 2-3 AY SONRA HERŞEY DAHADA NETLEŞTİĞİNDE ONLARDA ANLAYACAKLAR!!!
YİNE SÖYLÜYORUM AKP YANLIŞ YOLDADIR VE BATILA HİZMET EDİYOR!!!
VE CENABI HAKKA ŞÜKÜRLER OLSUN Kİ BİZLERİ MİLLİ GÖRÜŞÜN SAFINDA OLMAYI
NASİP ETTİ. BUNDAN DAHA BÜYÜK KAZANÇ OLAMAZ.
"GALİPDİR BU YOLDA MAĞLUP"
(22.07.2007)
İŞTE AKP'NİN ŞOK RESİMLERİ!!!
360 MİLLETVEKİLİ İLE AKP'NİN CUMHURBAŞKANINI SEÇEMEMESİ ACİZLİK VE BECERİKSİZLİKTİR
ÖNCE AHLAK VE MANEVİYAT - ESAM KONFERANSINDAN...
NEDEN SAADET PARTİSİ?
AKP BALIKESİR MİLLETVEKİLİ TURHAN ÇÖMEZ'İN TÜRKİYE NASIL
SOYULUYOR VE IRAK SAVAŞI İLE İLGİLİ DEHŞET AÇIKLAMALARI
(Özellikle Akp'ye Oy Vermeyi Düşünen Kardeşlerimizin
İzlemesini Tavsiye Ediyoruz)
ERBAKAN HOCA'NIN TARİHİ UYARILARI
AKP DÖNEMİNDEKİ MANEVİ TAHRİBAT MİLLİ GÖRÜŞ MANEVİ KALKINMAYI NASIL SAĞLAYACAK
İŞBİRLİKÇİLER ŞAŞKINA DÖNDÜ

Laiklik, Cumhurbaşkanlığı seçimi, ip, mazot gibi suni gündemlerle halkın gerçek sorunlarının gizlendiği bir dönemde; Millî Kurtuluş Hareketini başlatan Millî Görüş Lideri Erbakan, vatandaşı uyandırıyor. Yediği narkoz sebebi ile ne yaptığını bilmeyenler, Erbakan'ın anlattıkları ile bir bir uyanıyor. Köydeki kasketli Ahmet Efendi ve Sakallı Hüsnü'den sonra Ampul Hasan da uyananlar kervanına katıldı.
Başörtü yasağı, YÖK sorunu, katsayı zulmü, fakirlik gibi sorunlara dikkat çeken Millî Görüş Lideri Erbakan, iki kutuplu siyaset oyununu net bir şekilde ortaya koydu. Kayıkçı kavgası yerine bilimsel araştırma ve verilerle ülkenin içinde bulunduğu tabloyu net bir şekilde ortaya koyan Erbakan, hem halkın gerçek gündeme odaklanmasını sağladı, hem de Saadet Partisi'ne büyük bir ivme kazandırdı.
22 Temmuz'a 6 gün kalmasına rağmen Türkiye'de bir aydır ne AKP'nin icraatları ne de halkın gerçek gündemi hiç tartışılmadı. Laiklik, Cumhurbaşkanlığı seçimi, Öcalan'ın idamı, bakan çocuklarının dairesi gibi suni gündemler; ekonomiyi, dış politikayı, insan hakları alanındaki sorunları perde gerisine attı. Seçim atmosferinde en çok konuşulması gereken başörtüsü yasağı, YÖK sorunu, katsayı, fakirlik, yoksulluk gibi asıl sorunlar hiç konuşulmadı. Ancak siyasetteki iki kutuplu yönlendirmeyi, Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın meydanlara çıkışı bozdu.
Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin süreçte başarısız bir politika izleyip seçimlerde mağdur rolü oynayan AKP ve ona karşı oluşan laik cephenin başını çeken CHP ile oluşturulmak istenen iki kutuplu ve kısır çekişmeli siyaset, seçim atmosferinde tartışılması gereken gerçek gündemi halkın gözünden kaçırdı.
Özellikle başörtüsü yasağı, katsayı, İmam Hatipler gibi konularda tabandaki büyük rahatsızlığı ve tepkiyi gören AKP'nin cumhurbaşkanlığındaki 367 krizini kullanarak yeni bir mağduriyet oluşturması perdedeki son oyun oldu.
4.5 yıldır iktidarda bulunan AKP'nin Türkiye cumhuriyeti tarihinin borç rekorunu kırması, başörtüsü yasağını yüzde 1.5'un sorunu görmesi, Irak işgalinde ABD'ye verilen destek, AB'ye verilen tavizler ve AB Anayasasına atılan imzalar, İsrail ile stratejik anlaşmaları hiç gündeme bile gelmedi.
CHP'nin gerçek muhalefet yapmak yerine laiklik endeksli politikası, sol kesimin oylarını adresini göstermekten başka bir işe yaramadı. Ekonomi, dış politika ve diğer alandaki tahribatı gündeme getirmekten çok 'cumhuriyetin kazanımları ve laiklik elden gidiyor' sloganı ile halkı oyalayan CHP, sol oyları kendinde toplama hedefine odaklandı.
Ancak yıllardır oynanan iki kutuplu siyaset anlayışı oyununu, yine Millî Görüş bozdu. 54. Hükümette efsane hizmetlere imza atan eski Başbakan Necmettin Erbakan'ın yeniden meydanlara inmesi seçim atmosferinin gidişatını değiştirdi. Ülkenin gündemine yeniden halkın sorunlarını taşıyan Erbakan, Cumhurbaşkanlığı seçimi bahanesiyle AKP'ye oy vermek zorunda olduğunu hisseden dindar tabana gerçek adresin Saadet Partisi olduğunu bir kez daha gösterdi.
Erbakan'ın verdiği konferanslar ve mitinglerde yaptığı konuşmalar, bütün Türkiye'yi etkiledi. İki kutuplu siyaset oyununu net bir şekilde ortaya koyan Erbakan, Anadolu insanına gerçek gündemini hatırlattı. Cumhurbaşkanlığı ve laiklik tartışmalarının bir kenara bırakarak bilimsel araştırma ve verilerle ülkenin içinde bulunduğu tabloyu net bir şekilde ortaya koyan Erbakan, hem halkın gerçek gündeme odaklanmasını sağladı hem de Saadet Partisi'ne büyük bir ivme kazandırdı.
ERBAKAN HOCA'NIN TV5 KONUŞMASI
ERBAKAN HOCA 2003 YILINDA AKP'NİN YALANLARINI AÇIKLIYOR
Terör almış başını gidiyor, terörü besleyen şeytan üçgeninden (abd, ab, israil) medet umarak -güya- terörü bitirmeye çalışmaktadır.(Nasıl olacaksa!!!). (Veya Şişirilmiş Balonlar -1-) (Veya Şişirilmiş Balonlar - 2-) Büyük Lider Prf.Dr. Necmettin ERBAKAN, Tercüman Gazetesindeki Röportajında Uyarıyor:: Erbakan, 22 Temmuz için seçmeni uyardı: AKP'ye oy vermek, Siyonizm'e oy vermektir. "Ben köle olmak istiyorum, yok olmak istiyorum" demektir. Sandığa gittiğinde Milli Görüş'ün temsilcisi Saadet Partisi'ne oyunu ver
MİLLİ Görüş'ün mimarı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, 'Arka Kapıdan Kaçanlar Partisi' adını verdiği AKP'ye oy vermenin Siyonizm'e oy vermek olduğunu söyledi.
Faize yılda 200 milyar dolar gittiğini belirten Prof. Dr. Necmettin Erbakan, "Türkiye'nin Millî geliri 400 milyar dolar. Sadece bir yılda 200 milyar dolar dışarıya aktarılıyor. Ödediğimiz faiz 40 milyar dolar değil. Sıcak dövize gidiyor, ithalat ihracat farkı ile gidiyor, Merkez Bankası'ndan gidiyor, özel firmalardan gidiyor. Irkçı emperyalizme faiz adı altında giden bu paralar, yarın Türkiye'yi parçalamak için kullanılacak. Bizim paramızı alacak yarın gelecek bizi işgal edecek, öldürecek. Bunun için oy vermenin ne demek olduğunu 75 milyon insanımız çok iyi bilmelidir" diye konuştu.
Erbakan, AKP'ye oy vermenin Siyonizm'e oy vermek anlamına geleceğini dile getirerek şunları söyledi:
"Verdiğin oyun mahiyeti ne? AKP'ye oy vermek Siyonizm'e oy vermek demektir. Ben köle olmak istiyorum demektir, yok olmak istiyorum demektir. Sana bu gerçeği anlatıyorum."
Devamı >>
Van Gölü üzerinde kutsal haç adına yaptırılan Ermenilere ait Akdamar Kilisesi'ni 2 trilyon 600 milyar TL'ye onarılmasına, harabe halindeki 742 kilisenin koruma altına alınmasına, Fener Rum Patriği Bartholomeos'un doğduğu Gökçeada'daki Aya Nikola Kilisesi'ni öncelikli restorasyon programına alınmasına imza atan AKePe 'nin kilise aşkı bitmiyor. AKP'nin kilise icraatlarının sonuncusu Kocaeli'nde ortaya çıktı. Ünlü bir kilise ilahisinin sözleri; hem İngilizce hem de Türkçe olarak sokak ortasına asılan afişte AKP'nin amblemi ampül ile Başbakan Erdoğan'ın fotoğrafı arasında yer aldı.
Türkiye'deki bir seçimde İngilizce olarak ve hristiyanlık dininin ritüellerinden oluşan sözlerle asılan bez afiş, 'AKP, ABD vatandaşlarından mı oy istiyor? Türkiye'yi Amerikanlaştırmaya mı çalışıyor?' sorusunu akıllara getirdi. AKP afişi, Milliyet Thema Larousse Ansiklopedisi'nde jeostratejisi 'Vaat edilmiş topraklarda Büyük İsrail'i kurmak' olan ABD'nin eski başkanlarından Theodore Roosevelt'in 1898'de söylediği, "Dünyanın Amerikanlaşması bizim yazgımızdır" sözlerini hatırlattı.
AB sürecinde yeni kiliselerin açılması, eskilerin onarılması, dinler bahçelerinin faaliyete geçmesine imza atan AKP'nin kilise ve hristiyanlığa ilişkin son şaşırtan icraatı Kocaeli'nde ortaya çıktı. Merkez ilçeye bağlı Bekirpaşa beldesinde sokak ortasına asılan seçim afişinde, İngilizce 'You Will Never Walk Alone' hemen altına ise Türkçesi 'Asla Yalnız Yürümeyeceksin...!' yazıldı. Bez afişin bir kenarında AKP'nin amblemi ampul diğer kenarında ise Başbakan Tayyip Erdoğan'ın fotoğrafı yer aldı. 'Wikipedia' internet bilgi kaynağına göre, You Will Never Walk Alone (İngilizce Asla Yalnız Yürümeyeceksin) bir kilise ilahisi. Bu ilahi aynı zamanda, İngiliz Liverpool takımı ile de özdeşleşmiş. 5 Avrupa Şampiyonluğu ve 18 İngiliz Şampiyonluğu bulunan Liverpool tarafları özellikle 2005'teki Avrupa şampiyonluğunda stadı bu ilahi ile inletmişti.
AKP döneminde Kiliseler ihya oldu:
Yine bu dönemde Gökçeada Zeytinli Köyü'ndeki Aya Nikola Kilisesi de restorasyon kapsamına alındı. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün 'gülen eserler' statüsüne soktuğu Kilisesinin en büyük özelliği, Fener Rum Patriği Bartholomeos'un doğum yeri olması. Tarihi eser statüsüne sokulan Aya Nikola Kilisesi, Fener Rum Patrikhanesi'nin hazırlayacağı proje çerçevesinde aslına uygun şekilde onarılacak. Aya Nikola Kilisesi ile birlikte adadaki Aya Marina Kilisesi de tamir görecek. Aya Nikola'nun tamirat projesi, 22 Şubat 2007 tarihinde Koruma Kurulu tarafından onaylanmıştı.
Yine AKP hükümeti döneminde, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün başlattığı kapsamlı çalışmalar sonucu 2006 yılında ülke genelinde 742 kilise koruma kapsamına alınarak 'kültür ve tabiat varlığı' olarak tescil edildi. Birçoğu yıkık ve harabe durumdaki binanın kilise olarak kayıtlara geçirilmesi, Avrupa Birliği ile müzakerelerde Türkiye'nin başını çok ağrıtacak.
Ayrıca koruma altına alınan manastır 69, şapel 63, havra 24, sinagog 18 ve bazilika ise 1 olarak tespit edildi.
Seçim atmosferinde AKP'nin icraatları ve halkın gündemi tartışılmadı. Ancak Erbakan'ın meydanlara çıkışı herşeyi değiştirdi.
ERBAKAN HOCAN'IN İŞBİRLİKÇİLER VE AKP'NİN EKONOMİK YIKIMI KONFERANSI
MANİFESTO
Bu site 4.5 yıl boyunca iktidarda kalan Akp'nin hazırlamış olduğu akicraatlar sitesindeki yalan ve saptırma bilgileri ortaya çıkarmak ve gerçekleri
insanımızın görmesi için hazırlanmıştır. Site hazırlanırken alanında uzman/akademik kişi ve kuruluşlardan mümkün olduğunca istifade edilmeye çalışılacaktır.
Özellikle resmi rakamlar ve belgelerden yararlanılacaktır. Akp, medya patronlarının ve devlet rantını hortumlayan sermayenin desteği ile halkımızdan gerçekleri gizleyip
adeta dezenfarmosyon yaparak narkozlama yapmaktadır. 4,5 Yıl boyunca Milletin 80 yıllık birikimini kelepir fiyatına yabancılara satmış, finans sektörünün %60'ı yabancıların eline geçmiş, telekominikasyon ve enerji kuruluşları, büyük marketleri kısaca kâr eden ve devlete milyarlarca dolar katma değer getiren bütün kurumları yabancıların eline geçmiş ve utanmadan son olarak Petkim'i şaibeli bir ihaleyle Kazak asıllı Yahudi konsorsiyumuna vermiştir.

Türkiyemizin bölünmüş haritaları dünya kamuoyunun gündemine taşınıp psikolojik altyapı hazırlanırken gıkı çıkmayanlar, çiftçisine ve kendi vatandaşlarına kabadayılık taslamaktadırlar.
Bazı akp'li fanatikler siz böyle yapmakla Chp'nin ekmeğine yağ sürüyorsunuz diyeceklerdir. Onlara şimdiden cevaben diyoruz ki; Akp ile Chp arasında istikamet ve gittikleri yol bakımından temelde hiçbir fark yoktur. Yönünü batıya çevirmiş bir arabada Akp sağ koltukta, Chp'de sol koltukta oturmaktadır.
" Yanlışın en tehlikesi doğruya en yakın olanıdır..."
Bu böyle gitmez!
Doğru bilgi olmadan, doğru düşünce olmaz, doğru düşünce olmadan doğru tercih yapılamaz.
Devamı >>
YOLA, PARDON YALANA DEVAM

AKP, özellikle büyük şehirlerin ilan panolarına afişler asmış, sırıtan suretler,... Milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar.
Başlayalım mı?
***
"4,5 Senedir Doğal gazı zamsız ödüyorum... Yola devam..."
YALAN....... 2002'de doğalgaz 225 bin lira idi, şimdi 525 bin lira. %134 artmış.
***
"4,5 Senedir Elektriği zamsız ödüyorum... Yola devam..."
YALAN......Eylü l-2002 Tüketim miktarı 538 kwh olan faturaya 42,84 YTL ödemişim.
Haziran-2007 Tüketim miktarı 553 kwh olan faturaya 20 Temmuz'da 86,65 YTL ödeyeceğim. Artış %115.
***
"4,5 Senedir Suyu zamsız ödüyorum... Yola devam..."
YALAN....... Kasım 2002'de 10 m3'e kadar metreküpü 57 Ykr, Haziran-2007'de metreküpü 1,13 YTL, artış %100
Kasım 2002'de 11-30 m3 arası 1,01/ m3 YTL, Haziran-2007'de 2,91/m3 YTL, artış %300.
***
Bak, iyi niyetli olduğumdan, posta caddesinde 60 YTL'ye satılan doğalgaz saati için aldıkları 300 dolar haracı, 50 YTL'ye satılan kartlı su sayacına
aldıkları 300 YTL haracı, hangi partiye %30 "hibe" olarak verildiğinden hiç bahsetmiyorum bile. Şimdi fesadın biri çıkıp sayaç işini "dünür Albayraklar"
yapıyor diyebilir, aman ha...cıs.
***
"4,5 Senedir Ekmeği zamsız ödüyorum... Yola devam..."
YALAN....... ..Ekim-2002'de 230 gr ekmek 150 bin liraydı (15 Ykr), şimdi 150 gr ekmek 500 bin (50 Ykr).
Yani 2002'de 1 kg ekmek 600 bin iken, şimdi 3.500, yani tam tamına 6 kat artmış.
"Kira öder gibi ev sahibi oldum... Yola devam..."
YALAN....... .2002'de kiralar ortalama 350 idi, 2007'de oldu 700.
700 bin taksiti en az 20 sene ödeyecek.
Aldığı maaş 800. Eh 100 lirayla bol bol geçinir artık. 20 yıl sonra ev olacak harabe.
Garip de seviniyor "kiradan kurtuldum" diye.
Elindeki 30 milyar parayı kaptırdığı da cabası.
***
Bütün bunları açıklayabiliyorum da, şu afişi anlayamadım.
Bir öğrenci resmi var... hanım hanım gülümsüyor...
"Önümdeki engeller kalktı... Artık okula rahatça gidiyorum... Yola devam..."
Allah Allah, bunlar "namusumuz" deyip, "bu sadece %1'in sorunu" şeklinde kıvırdıkları Başörtüsü meselesini hallettiler de benim mi haberim yok?
Bu afişi anlayan varsa lütfen bana da anlatsın.
Evet 4,5 senedir bunlar iktidarda.
4,5 senedir yalan söylüyorlar.
***
Haklarını yemeyelim, bunların zamanında artmayan şeyler de oldu.
Mesela işçi, memur maaşı.
Mesela çiftçinin ürün fiyatı.
2002'de 350 bin olan buğday fiyatı, Allah var, hiç artmadı.
Fesatlık edip de, 2002'de 3 kilo buğday ile bir litre mazot alınabilirken, 2007'de 8 kilo buğdayla ancak bir litre mazot alınabiliyor, demeyin, olur mu?
Yerimiz kalmadı, Gübre işine hiç giremedik.
Eh benden bu kadar.
İşte Ekonomide Akyalanlar

Ne sihirdir ne keramet
Ne diyorlar bize?
Enflasyon tek haneli. Yüzde 9 küsur.
Isteyen, Türkiye Istatistik Kurumu'nun internet sitesindeki resmi rakamlara baksin.
Isteyen, vergi iade zarflarina koymak için topladigi fislere baksin.
Yumurta yüzde 69 pahalandi.
Ekmek yüzde 16.4.
Domates yüzde 50.
Süt 11, bal 13, salça 26....
Kömür yüzde 28.
AMA BİZ SALAKLARA % 9
Kombi 20, Dogalgaz 24.4, Tüp 13.4,
Deterjan 17, zeytinyagi 13, motoryagi 38.
Kira? Yüzde 25...
Ilaç? Yüzde 18...
Taksi 18, vapur 19...
Pilav üstü kuru?
Pirinç 20, fasulye 30...
Dana eti 14.
Tavuk eti 20.
AMA BİZ SALAKLARA % 9
Enflasyon 9 küsur, Hacca gidis yüzde 39 küsur...
Aradaki 30 puan, Sevap farki midir?
Baharat Yüzde 24.
Okul çantasi Yüzde 19.
Ayakkabi Yüzde 23.
Öbürü? Ampul yüzde 13...
Leblebi Yüzde 42, sarimsak Yüzde 62.
Elma Yüzde 45, armut Yüzde 56, ayva Yüzde 63.
Sihhi tesisat malzemesi Yüzde 67,
telefon yedek parçasi Yüzde 93, tül Yüzde 98...
BAKIN İŞTE BAŞBAKAN SÜREKLİ SÖYLÜYOR YA: "Nereden nereye... “
Ne zaman yapildi son genel seçim?
3 Kasim 2002'de...
Ne diyor Başbakan R.T.E:
"Türkiye'yi neredeeen, nereye getirdik!.."
2002'de yola çikmislar mi?
Çikmislar... Çikmislar da ne olmus?..
Bakalim neler olmus?..
Nereden nereye gelmisiz!..
İşte rakamlar:
BENZIN:
Bugün: 3.00 YTL
2002'de 1 milyon 696 TL ( 1.69 YTL)
TUPGAZ:
Bugün: 35 YTL
2002'de: 19 milyon TL ( 19.00 YTL)
EKMEK:
Bugün: 0.40 YTL
2002'de 150 bin TL ( 0.15 YTL)
İŞSİZ SAYISI:
Bugün: Resmi: 2 milyon 487 bin. (Gerçek: 10 milyon.)
2002'de: Resmi: 2 milyon 412 bin (Gerçek: 6 milyon 200 bin)
KARSILIKSIZ ÇEK:
Bugün: 1 milyon 535 adet
2002'de: 748 bin adet.
PROTESTOLU SENET:
Bugün: 2 milyar 803 milyon adet
2002'de: 498 bin 748 adet
DIŞ BORÇ:
Bugün: 170.1 milyar dolar.
2002'de: 130 milyar dolar.
İÇ BORÇ:
Bugün: 182.4 milyar dolar.
2002'de: 90 milyar dolar.
DIŞ TİCARET AÇIĞI:
Bugün: 51.3 milyar dolar.
2002'de: 15.5 milyar dolar.
SICAK PARA (YABANCI SERMAYE %20 REEL FAİZ ARTI KUR KAZANCI; BİR TAŞLA İKİ KUŞ):
Bugün: 53 milyar dolar.
2002'de: 8.1 milyar dolar.
Simdi bir anket:
a) Yan gelip yatmislar!
b) Analarini alip gitmisler!
c) Satmislar!
d) Acmislar!
e) Hic biri!..
ORADAN BAKINCA BİZ GERÇEKTEN ÇOK MU SALAK GÖZÜKÜYORUZ ?
AKP'ye oy, siyonizme oy vermektir

Onlara da bu yakışırdı zaten...
Kiliseden çıkmıyorlar:
AKePe' nin kilise ve hıristiyanlığa ilişkin son icraatı Kocaeli'nde ortaya çıktı.
Kocaeli'ndeki seçim afişinde; ünlü kilise ilahisinin sözleri hem İngilizce hem de Türkçe olarak yer aldı.

İlahinin sözlerine seçim afişine taşıyan AKP'nin, bu alandaki icraatlarını akıllara getirdi. Öncelikle Van Gölü üzerinde Kutsal Haç adına Vaspurakan Kralı 1. Gagik tarafından 915-921 yılları arasında Keşiş Manuel'e yaptırılan ve Ermeni mimarisinin önemli eserleri arasında yer alan Akdamar Kilisesi, AKP hükümeti döneminde 2 trilyon 600 milyar TL'ye devlet bütçesinden restore edildi. Müze olarak açılan Kilise, Ermeniler ve hristiyanlar tarafından büyük memnuniyetle karşılandı. Ermeni Patriği daha açılışta kilisenin üzerine hemen haç takılmasını teklif etti.
İlahinin İngilizce Sözleri
When you walk through a storm
Hold your head up high
And don't be afraid of the dark
At the end of a storm is a golden sky
And the sweet silver song of a lark
Walk on through the wind
Walk on through the rain
Tho' your dreams be tossed and blown
Walk on, walk on
With hope in your heart
And you'll never walk alone
You'll never, walk alone
Türkçe Tercümesi
Fırtınada yürürken başını hep dik tut
Ve karanlıktan sakın korkma
Çünkü sonunda altın rengi bir gökyüzü
Ve mutluluğun gümüşten şarkısını bulacaksın
Hayallerin sarsılsa da, alt üst olsa da
Rüzgarda, yürümeye devam et
Yağmurda, yürümeye devam et
Kalbinde umutla, yürümeye devam et
Ve bil ki, hiçbir zaman yalnız yürümeyeceksin
Asla ama asla yalnız yürümeyeceksin
İlgilisine
İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı ekipler 1959'tan beri faaliyette olan Piyalepaşa Kur-an Kursunu, Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN'ın emriyle yıktı. Demek ki neymiş Akp'nin Chp'den hiçbir farkı yokmuş. Kur-an Kursu'nun yıkılışı ile ilgili olarak Akp'nin ileri sürdüğü üç yalan:
1- Kur-an Kursuna başka yerde yer verdik yalanı (Ama nerede yer verdiği belli değil. Niye yıktın ki niyede yer veriyorsun? Senden yer isteyen mi oldu?)
2- Kur-an Kursu kaçak yapıydı yalanı. (Yıkılmasını engelleyen mahkeme kararı olmasına rağmen, sadece parsel numarası yanlış yazılmış diye yıktılar. Şimdi soruyoruz; İstanbul'da
binlerce kaçak yapı olmasına rağmen niçin 40 yıldır Kur-an Okutulan bir kursu yıkıyorsunuz?)
3- "Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilişkindirme yalanı. Güya Tayyib'in Cumhurbaşkanı olabilmesi için Global güçlere verdiği, ben gerçekten değiştim mesajının somut ifadesiymiş." (Yorumsuz!!!)
Bunları Muhakkak İzleyin
Akp'ye Neden Oy Verilmez (Delilleriyle)
Bu Böyle Gitmez
Erbakan Hoca'nın 2003 Basın Toplantısı
Atiyi Karanlık Görerek Azmi Bırakmak
RTE,Abd Askerlerine Dua Ediyor
RTE, Diyarbakır'ı BOP'a Hazırlıyor
Neden Saadet Partisi -1-
Neden Saadet Partisi -2-
Millet Nasıl Uyutuluyor
Başbakan Erbakan Memur Zamlarını Açıklıyor
Çanakkale Zaferinin Önemi
Erbakan Hoca'nın 2002 Anhaim Konuşması
Erbakan Hoca'nın 1980 Konuşması

